ust_banner

sol_blok

Ana sayfa
 
KURAN-I KERİM

HADİSLER
İNCELEME - ARAŞTIRMA
GÜNDEM YAZILAR
BAŞKA HAKİKATLER
EKÜMENİK KUTSAL KİTAP
<< Tamamını Oku >>

Apokrif Kitaplar

Kitab-ı Mukaddes
 
Linkler
İletişim

"(Resûlüm) de ki:
Ey Ehl-i Kitap!
(Yahudi ve Hıristiyanlar!) Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, işte o zaman; 'Şahit olunuz ki, biz Müslümanlarız' deyiniz."

(Âl-i İmran S., 64)

BOŞUNA ÇABALAR

KORUNMUŞ TEK KİTAP: KUR'AN

"O zikri(Kur'an'ı) Biz indirdik Biz. Ve onun koruyucusu da el­bet­te Biziz."(Hicr Sûresi, 9)

***

Bugün Yahudi ve Hıristiyan dünyasının elinde bulunan ‘Kitab-ı Mukaddes(Tevrat-Mezmurlar-İnciller)'in aslından uzak (muharref) olduğunun, hem batılı hem de doğulu araş­tır­ma­cılar tarafından itiraf edilmesi, misyonerleri gü­lünç ça­ba­lara itmiştir.

Spinoza ve Richard Simon gibi birçok ünlü tenkitçiler, Tevrat'ın, Musa(a.s.) zamanında yazılmadığını belirtmiş­ler­dir. Musevî tarihçilerine göre; Tevrat'ın mühim bir kısmını İsa'dan 450 sene evvel yaşamış olan Ezra yazmıştır. Ya­hu­di An­siklopedisinde; "O (Tevrat) unutulmuştu, Ezra onu eski ha­line koydu,"(Tevrat-İncil ve Kur'an; J. Jomier; çev.: S. Yıldız) denmektedir. Tevrat'ın yeniden yazılışı, Babil Sür­gü­nü sonrasına rastlar.

Bertrant Russel, Katolik ve Protestan mezhep ve İncilleri arasındaki büyük ayrılıkları belirterek Hıristiyanlığa inanmak istemez. Montaigne ve Voltaire de, İncillerin birbirini tutmamasına işaret ederek; "Hıristiyan değilim," derler. Hep­sinden daha manidar olan ise, Charles Mismer'in şu sö­zü­dür: "Hıristiyanlar, alim olunca Hıristiyanlık'la ala­ka­la­rı kesi­lir; Müslümanlar da, cahil olunca İslamiyet'le alakaları ke­silir."

Demek ki; akl-ı selim sahiplerinin sağlıklı araştırmaları, onları mutlak hakikate(İslam'a) götürdüğü gibi, hakikat üzere bulunanların idrak ve şuur noksanlığı da onları sırat-ı müstakim'den ayırmaktadır.

Yazımızın başında 'misyonerlerin gülünç çabalar'ından söz etmiştik. Bu çabaların, - yeni bir taktik olarak belirledi­ğimiz - son aşaması şudur:

Kur'an nurunun, insanlığın karanlık ufuklarını daha bir aydınlatmaya başladığı asrımızda, Tevrat ve İncillerin mu­harefliğinin iyice ortaya çıkması karşısında misyoner grup­lar ve kalemler, Kur'an'ın da aslına uygun olmadığı safsata­sını yayma gayreti içine girmişlerdir. Geliştirmek istedikleri mantık şudur: 'Bizim kitabımız da bozulmuştur, sizinki de. Öy­leyse, Müslüman ya da Hıristiyan olmanız fark etmez. Ama siz yi­ne de Hıristiyan olun ki, gerçek kurtuluşa eresiniz!..'

Bu iddia ve geliştirilmek istenen bu mantığın; -hem K. Mukaddes'i(Tevrat-Zebur- İncilleri) hem de Kur'an-ı Azi­müş­şan-ı tetkik etmiş ve Kur'an'a bağlanmayı lutfettiği için dai­ma Allah'a hamd etme makamında olduğunun idrakinde bir ilahiyatçı olan bu satırların yazarına çok komik ve abesle iştigal gelse de- Kur'an'­ı ve İslam'ı hakkıyla tanıyamamış o­lan­ların zihninde bulanıklık meydana getireceği aşikardır.
 
alt_banner