ust_banner

sol_blok

Ana sayfa
 
KURAN-I KERİM

HADİSLER
İNCELEME - ARAŞTIRMA
GÜNDEM YAZILAR
BAŞKA HAKİKATLER
EKÜMENİK KUTSAL KİTAP
<< Tamamını Oku >>

Apokrif Kitaplar

Kitab-ı Mukaddes
 
Linkler
İletişim

"(Resûlüm) de ki:
Ey Ehl-i Kitap!
(Yahudi ve Hıristiyanlar!) Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım; O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, işte o zaman; 'Şahit olunuz ki, biz Müslümanlarız' deyiniz."

(Âl-i İmran S., 64)

İNCİL(LER) DEĞİŞMEYE DEVAM EDİYOR...
YA DA
'BÖYLE OLSA BEĞENİR MİYDİNİZ?!.'

Önce, İncillerin değiştirildiğinin İncil sahipleri tarafından a­çık bir itirafını örneklendirmemi ister miydiniz?..Ki­ta­b-ı Mu­­kaddes Şirketi tarafından Türkçe olarak yıllardır yayınlanan Yeni Ahit(İnciller), Yuhanna İncili, Bab: 8, 11. aye­tin(!) dipnotunda şu itirafları okuyoruz:

“Eski metinlerin ekserisinde 7:53'ten 8:11'in nihayetine kadar olan kısım(12 ayet) yoktur. Bu kısmı havi olan metin­ler de, birbi­rinden farklıdırlar.” (K. Mukaddes, Yeni Ahit, s.102)

Şimdi sormak gerekmez mi; eski metinlerin çoğunda hiç bulunmayan, bulunanların ise hepsi faklı(değişik) olan bu a­yetlerin aslını siz nereden buldunuz?..Sizin kitaba al­dı­ğı­nız da; zikrettiğiniz farklı metinlerden biri değil midir?..

***

Bugün İngilizce İncillerin 'Yeni Version'u (New İn­ter­na­tional Version) ile Eski Version'u (Old Version-King James Ver­sion) da büyük farlılıklar gösteriyor.

Bir dil eskidikçe, anlaşılması zorlaştıkça, bazı keli­me­le­rin yerine aynı anlamı veren yeni kelimelerin kullanılması normaldir. Ama aşağıda da göreceğiniz gibi yeni ba­sım İn­ciller için durum böyle olmamıştır. Anlamlar tamamen de­ğiş­tirilmeye çalışılmıştır...Nasıl mı? İşte örnekler:

Matta 27 : " 45 Bütün ülkenin üzerine öğleyin saat on ikiden saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü. 46 Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, 'Eli, Eli, lema sevaktani?' yani, 'Tanrım, Tanrım, beni niçin terk ettin?' diye bağırdı. 47 Orada duranlardan bazıları bu­nu işitince; 'Bu adam İlyas'ı çağırıyor' dediler. 48 İçlerinden biri he­men koşup bir sünger getirdi; eski şaraba batırıp bir kamışın ucuna takarak İsa'ya içirdi."

Markos 15 : " 33 Bütün ülkenin üzerine öğleyin saat on ikiden saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü. 34 Saat üçte İsa yüksek ses­le, "Elohi, Elohi, lema sevaktani" yani; 'Tanrım, Tanrım; beni ni­çin terk ettin?' diye bağırdı. 35 Orada duranlardan bazıları bu­nu işitince, 'Bakın, İlyas'ı çağırıyor' dediler. 36 Aralarından biri ko­­şup bir süngeri eksi şaraba batırdı, bir kamışın ucuna takarak İsa'ya içirdi. 'Dur bakalım, İlyas gelip O'nu indirecek mi?' dedi."

Luka 23 : " 44-45 Saat öğleyin on iki sularında güneş ka­rardı ve bütün ülkenin üzerine saat üçe kadar süren bir karanlık çöktü. Tapınaktaki perde ortasından yırtıldı."

Yuhanna 19 : " 28 Daha sonra İsa, herşeyin artık tamamlan­dı­ğını bilerek Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi için, 'Susadım!' de­di. 29 Orada, ekşimiş üzüm suyu dolu bir kap vardı. Üzüm suyuna batırılmış bir süngeri züfa dalına takarak O'nun ağzına uzattılar. 30 İsa üzüm suyunu tadınca, 'Tamamlandı!' dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti."

İlk İngilizce İncillerde(Eski Version/Old Version) bu ayetler şöyledir:

Matthew 27 : " 45 Now from the sıxth hour there was darkness over all the land unto the nınth hour. 46 And about the nınth hour Jesus cried with a loud voice, saying, 'Eli, Eli, lama sabachthani?' That is to say; 'My G od, my G od, why hast thou forsaken me?' 47 Some of them that stood there, when they heard that, said; 'This man calleth for Elias.' 48 And straightway one of them ran, and took a spunge, and filled it with vınegar, and put it on a reed, and gave him to drink."

Mark 15 : " 33 And when the sıxth hour was come, there was darkness over the whole land until the nınth hour . 34 And at the ninth hour Jesus cried with a loud voice, saying; 'Eloi, Eloi, lama sabachthani?' which is, being interpreted; 'My G od, my G od, why hast thou forsaken me?' 35 And some of them that stood by, when they heard it, said; 'Behold, he calleth Elias.' 36 And one ran and filled a spunge full of vınegar, and put it on a reed, and gave him to drink, saying, 'Let alone; let us see whether Elias will come to take him down.'"

Luke 23 : " 44 And it was about the sıxth hour, and there was a darkness over all the earth until the nınth hour. 45 And the sun was darkened, and the veil of the temple was rent in the midst."

John 19 : " 29 Now there was set a vessel full of vinegar: and they filled a spunge with vınegar, and put it upon hyssop, and put it to his mouth. 30 When Jesus therefore had received the vinegar, he said; 'İt is finished' and he bowed his head, and gave up the ghost."

Değişiklikler:

"Altıncı saat, dokuzuncu saat" gibi sözler, "saat onikiden sa­­at üçe kadar" ile değiştirilmiş. "Vinegar” ise "eski şarap" olarak de­ğiştirilmiş. Hatta Türkçe İncil, daha da ileri gi­de­rek 'eski üzüm suyu' demiş.

Esasında değişiklikleri yavaş yavaş yapıyorlar. Bu şekilde İncil'deki çelişkileri yok etmeyi planlıyorlar. 

King James Versiyon :

Luke 4 : " 5 And the devil, taking him up into an high 'mountaın', shewed unto him all the kingdoms of the world in a moment of time."

Türkçe İncil :

Luka 4 : " 5 (Sonra İblis) O'nu(İsa'yı) "yükseğe" çıkararak bir anda O'na dünyanın bütün ülkelerini gösterdi."

New İnternational Version:

Luke 4 : " 5 Then the devil led him up 'a high place' and showed him in a flash all the kingdoms of the world." (http://www.bible.org/netbible/)

Değişiklik :

Eski versiyon İncil'de "yüksek bir dağ" , yeni versiyon İn­gi­lizce İncil'de "a high place / yüksek bir yer" , Türkçe İncil'de ise "yüksek" olarak değiştirilmiş. (Çünkü o sırada insanlar, dün­yanın düz olduğunu sanıyorlardı ve her yeri görmek için en yük­sek dağa çıkmanın yeterli olacağını düşünüyorlardı. Dünya'nın yuvarlak olduğu keşfedilince, bunun mümkün olmadığı keşfedildi ve bu açığı kapatmak için Luka'dan başlanarak bir değişiklik yapılmaya başlandı. Aynı olaydan bahseden Matta 4:8 daha değiştirilmedi. İngilizce yeni versiyon İncil'de yavaş bir değişiklik ('an high mountain'dan 'a­ high palce'e) olurken, Türklerin zaten İncil okumadı­ğı­nı, hele eski versiyondan hiç haberi olmadığını düşünerek, değiştirme işinde daha hızlı gitmişlerdir.

Değiştirmedeki mantık ise; bir tek dağa çıkmakla (is­ter­se dün­yanın en yüksek dağı olsun) dünyadaki bütün ülke­leri göremezsiniz; ama dünyanın birçok yüksek yerine uğrayarak dünyayı seyretmek mümkündür (yani bu imaj veril­mek istenmiştir.)

Matta 27 : " 9-10 Böylece Yeremya Peygamber aracılığıyla bil­dirilen şu söz yerine gelmiş oldu: 'İsrailoğullarından kimile­ri­nin O'na biçtikleri değerin karşılığı olan otuz gümüşü aldılar ve Rab'­bin bana buyurduğu gibi, çömlekçinin tarlasını satın almak için harcadılar.'"

Yeremya Peygamber, gerçekte ne demiş?

Zechariah 11 : " 12 And İ said unto them, İf ye think good, give me my price; and if not, forbear. So they weighed for my price thirty pieces of silver. 13 And the lord said unto me, Cast it unto the potter: a goodly price that İ was prised at of them. And İ took the thirty pieces of silver, and cast them to the potter in the house of the lord."

Değişiklik :

"Ve Rab'bin bana buyurduğu gibi, çömlekçinin tarlasını satın almak için harcadılar" sözünü Matta nereden görmüş? Her­halde; Matta da Tevrat'ı, kendi dediklerini haklı çıkarmak için değiştirmeye çalışmış. Ya da, insanlar nasıl olsa o uzun Tev­rat'ı okumazlar diye uydurmuş.

Matta 19:17; Luka 18-19 : " 17 İsa ona, 'İyilik konusunda ne­den bana soru soruyorsun?' dedi. 'İyi olan tek biri var. Yaşama kavuşmak istersen, O'nun buyruklarını yerine getir.'"

Matthew 19 : " 17 And he said unto him, Why callest thou me good? there is none good but one, that is, G od: but if thou wilt enter into life, keep the commandments" (İngilizce İncil'in ilk versionu)

Değişiklik :

Yukarıda gösterilen İncil'in yeni versiyonunda; "that is, G od" sözü, yani "o da Tanrı'dır," sözü kaldırılmış, neden?

Aynı konuşmayı anlatan Luka 18/19'daki; “İsa ona, 'Ba­na neden iyi diyorsun?' dedi. 'İyi olan tek biri var, O da Tan­rı'­dır,'" ise aynen bırakılmış, neden? (Herhalde; yavaş ya­vaş, onu da kaldıracaklar ve sonunda o iyi olanı, İsa ya­pa­caklar. So­nun­da, İsa'yı Tanrı ile eşitlemiş olacaklar..)
 
alt_banner